18 Nisan 2019, Perşembe

Komik

ADIMLA seslendi marketten çıkan yaşlı bir adam.
Durdum yanıma yaklaştı.
"Yazılarınızı hala okuyorum" dedi, sonra bir ricada bulundu.
"Arada bir komik şeyler yazın!" Gülümsedim, "eski neşem kalmadı ama sizin için yazarım" dedim.
Tebdili kıyafet gezen mizah yazarları olurdu eskiden, adamı onlara benzettim.
"İçi ağlayanların yüzünün gülmesi için bildiğiniz bir formül var mı?" diye sordum. "Olsa sizden ister miydim?" dedi ve gitti.
*****
Bir dostumun annesi iki gün önceki yazımın sonundaki satırlardan hüzünlenmiş, "Hakkı Yalçın ölüyor mu?" diye oğluna sormuş.
Yıllar önce Fenerbahçe yazılarıyla dost olduğum Can beni aradı.
"Annem seni merak etti hayatında kötü bir şey yoktur umarım." "Yok" dedim, "her zamanki klasik isyanlarım." 25 yıldır beni okuyan bir annenin benim için telaşlanmasındaki hüznü gördükten sonra komik şeyler yazmaya zorunlu hissettim kendimi.
Gülen yüzüyle ağlayan çocuk sergisinde gezmek gibi!
*****
Dün Bakırköy'de yürürken bir şemsiye tezgahına takıldı gözüm.
"Şemsiye denince aklıma yağmur geliyorsa, çocuk denince aklıma umut gelmeli" dedim.
Oturduğum sitedeki çocuk parkına uzandım. Bazı anneler çocuklarının elini hiç bırakmıyordu, ithal edilmiş bakıcılar çocukları kaydırakta taşlı yollarda bırakıp ellerindeki cep telefonlarıyla çene çalıyorlardı.
"Sorumsuzluğun da bir hacmi var" dedim ama her söylediğimizin duyulma ihtimali yoktu. Her yazdığımızın anlaşılma ihtimali olmadığı gibi.
Yine de haykırdım; "bir çiçek nasıl tutulursa en narin yerinden, çocuklar da öyle tutulmalı ellerinden." Büyüklere komik yazılar yazacağım diye çocukları görmezden gelemezdim.
*****
Düşündüm de toprağı üzdük tabiatın derisini yüzdük.
Katledilmedik değer bırakmadık.
Varsa yoksa para ve yalan!
Memlekette anası ağlayan namuslu insanlar varken gülmek veya güldürebilmek o kadar kolay mı?
Mizah dergileri bile bittikten sonra!
*****
Ataköy'de alışveriş merkezinin karşısında iki yıldır mendil satan yaşlı bir kadın var, parktan çıkıp yolumu ona çevirdim. Her zamanki zarif haliyle mendilleri uzattı aldım.
Gülümseyerek; "bu dansı bana lütfeder misiniz?" dedim.
"Komik olmayın" dedi "herkes size bakıyor!" Acı acı güldüm.
*****
Bir zamanlar güldüğüm her şey beni ağlatıyor. O yüzden komik olmayı beceremiyorum.
Kusuruma bakılmasın!

​SORU İŞARETİ
On numara adlı piyango sisteminde 12'ye bölünen büyük ikramiyenin (8'inin Bursa Karacabey'e çıkması kafalarda soru işareti bıraktı.
Milli piyango idaresi açıklama yapma gereği duydu. "Bir vatandaş bayiye çok sayıda kuponla geldi, sistemli bir şekilde oynadı için ayrı bilete 8 büyük ikramiye çıktı!" Oynayanlar talihine yansın!

MUTLULUK TAKVİMİ
Sokak müzisyenine para ver.
Ada yolculuğu yap.
Müzik sesiyle uyu.
Lösemili çocukları ziyaret et.
Fotoğraf çek.

Yaşamak dediğimiz şey
İnsanlar hakkında
Yanılmak değil mi zaten
Hayatta bunlar yok mu
Dünya bile dönüyor
Sen dönmüşsün çok mu
Bu kirlenmiş masalda
Bir değerin kalmadı
Gönlümde
Senden daha kötüsünü
Görür müyüm acaba
Kalan ömrümde
Sen hatırlayacağım
En kötü şeysin
Bende konu kapanmıştır
Unutmaya bile değmezsin

Hakkı YALÇIN

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN