22 Kasım 2019, Cuma

Kimsesiz!

GÜLEDA Cankel adlı kadın, 17 saat boyunca eski sevgilisi Zafer Pehlivan'dan dayak yiyor.
Her kaçışında sokak ortasında yakalanıyor ve dayak faslı devam ediyor.
Hastaneye kaldırılıyor ve zorba sevgilisiyle birlikte karakola götürülüyor.
Böyle bir zorbadan şikayetçi olmayarak kaderini kendi çiziyor aslında.
Ve zorba serbest bırakılıyor.
*****
Şiddet gören bir kadının korkuyla davacı olmadığı bir zorbayı serbest bırakmamak yasalarımızda mevcut değil.
Bu zorbalara cesaret veren de bu!
Katil, serbest kaldığı gecenin sabahında genç kızı boğmaya çalışıyor ve ardından kalbinden bıçaklayıp öldürüyor.
*****
Bu kadının ölümüne korkuları kadar onu serbest bırakanlar da sebep olmuştur desek ne fayda!
Sadece karakollarda değil mahkeme salonlarında da bu katilleri serbest bırakan yasalarımız var.
Katillere gün doğuyor.
Onlar da ya kalbinden bıçaklıyor kadınları ya boğuyor!
*****
Böyle ölümlerden gücenmiyor hukukumuz.
Bu tarz erkeklerde mevcut olan öldürme potansiyeli her şeyin üzerinde artık.
Hukuk elinden geleni yapmadığı için kadınların yaşamaları da mümkün olmuyor, katillerin gerekli cezayı almaları da.
O yüzden ne yapılanlardan utanç duyuluyor ne kadınların çığlıkları!
Erkeklerin ihtirası şiddeti kamçılıyor!
Onlar horlanmıyor, cinayetlerinde zorlanmıyor ve tarihin en büyük kadın cinayetlerine imzalarını atıyorlar.
*****
Kızının önünde kocasından fena halde dayak yiyen bir kadın yüzü gözü kan içinde ağlarken, 10 yaşındaki kız çocuğu annesine seslendi.
"Çığlıklarına neden kimse gelmiyor anne?" Anne ağzının kenarındaki kanı elindeki mendille silerken cevap verdi.
"Bizim kimsemiz yok kızım!"
*****
Bu ülkedeki erkek şiddeti; hukuku tekeline almıştır.
Ve o yüzden zorbalık her daim yayına gerilmiş oktur.
"Bu cinayetlerin önü açıktır!" Zembereği kırılmış saatlerde akreple yelkovanı sorgulamanın anlamı yoksa benim de başka sözüm yoktur.

ŞİDDET HİKAYELERİ
Erkek şiddetinin önü kesilmiyorsa, fantastik hikayelerin taşları da onlara gitsin!
İki kadın şiddet konulu dertleşmenin içindeydi.
Biri, "kocam tam bir baş belasıdır, bu şehirde işlenen cinayetlerde onun parmağı olduğuna şüphem yok" dedi.
Diğeri altta kalmamak için gözlerini dehşetle açıp cevap verdi.
"Benimki daha da kötü, hani Ölü Deniz var ya onu kocamın öldürdüğü söyleniyor!"

MUTLULUK TAKVİMİ
Yatıya kaldığın evde yatağını kendin topla.
Kütüphaneni doldur.
Nazik ol.
Organlarını bağışla.
Türkü dinle.

Gurbet biraz sana benzer
Hasret biraz bana
Kayıtlandım
Acıların nüfusuna
Nefret biraz sana benzer
Şefkat biraz bana
Tutuklandım
Senden kalan anılara
Ayrılık aşkın töresi
Ne yurdu var ne yöresi
Sen diye tutturuyor
Bedenimin her hücresi
Göğsüme saplanmış
Hasret bıçağı
Zannetme rüzgara
Karışacağım
Ben aşktan yaralı
Sevda kaçağı
Asla teslim olmam
Savaşacağım
Hakkı YALÇIN

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
TÜM YORUMLAR

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
BİZE ULAŞIN