06 Aralık 2019, Cuma

Mahşeri müebbet!

Ordu Üniversitesi'nde müzik öğrencisi Ceren'in cinayetinin ardından klasik bir katil resmi çıktı.
14 yıl önce bir çocuğu öldüren, defalarca tecavüz ve hırsızlık suçu işleyen bir katilin hapisten firar etmesindeki sırrı merak ediyorum.
Böyle bir çakala hoşgörülü davranan adalet sistemine bakın!
Bu katili ve tecavüzcüyü "cinayet iznine" çıkaranları öne çıkaralım da herkes görsün!
Cinayet sonrası başka bir kadını taciz eden bu çakalı polisler otogar yakınlarında yakaladı.
Kuruduktan sonra çiçeklere su vermenin alemi yok!
*****
Sosyal medya mezbahalarında linç çeteleri var, ortalığı karıştırma rolüne soyunan troller var.
Ama sosyal medyanın onurlu insanları da çok. Onlar haksızlığın karşısında kale gibi duruyorlar.
Üniversite öğrencisi Şule Çet'in bir plazanın 20'nci katından şüpheli biçimde düşerek hayatını kaybettiği dava iki yıldır sürüyordu.
İlk mahkemede serbest bırakılan Çağatay Aksu ve Berk Akand sosyal medyada ve mahkeme kapılarında adalet isteyen insanların meseleyi gündemde tutmasıyla adalete ve cezaya zorlandılar.
Ölen kızının ardından yas tutan ailenin acısına ortak olacağına;
"kızına sahip çıksaydın" diyen zihniyetin çocukları bunlar.
Çet ailesinin avukatı "ağırlaştırılmış müebbet bekliyorduk" cümlesiyle katil zanlılarına verilen cezanın yetersizliğinden söz etti. Bu ülkede katillere, tacizcilere gerekli cezanın verildiğini göremedik zaten!
*****
Bir ülkede kadın zayiatları kaydedilen para kadar değerli değilse.
O ülkede hayat; erkek şiddetini gurur saymasının gerekçesiyse, sadece yasalar değil omuzlardaki melekler de yere düşmüş demektir.
Sokaklarda avını koklayan ve kalbi kasıklarında atan erkeklerin bu meseleden alacakları ders yoktur.
Vahşetin salyasını akıtanların insanlıkla ilgisi yoktur çünkü.
*****
Bir yerde okumuştum; "yalnızlıklar bedenlerin ruha dönme zamanlarıdır." Uğrunda ölünecek onca dava varken, kadınları öldürmenin ruhu da yoktur yalnızlığı da.
Sığınacak yer bulunmadığı zaman sığınılacak tek gerçek vardır; doğruları kabul etmek.
O doğru şudur: Şerefsizlik gireceği toprağı bile zor bulur!
Bu dünyaya bir kere gelip böylesine soysuz bir imzayla gitmenin onursuzluğu da o katillerin ve çakalların omuzlarında apolet olur!
Biz buna kısaca "mahşeri müebbet" deriz!

BİR DAMLA SU
İstanbul'un barajlarındaki doluluk; son 10 yılın en düşük seviyesinde.
İTÜ Meteoroloji Mühendisliği'nden Prof. Dr. Müjdat Kadıoğlu; kurak bir iklime girdiğimizi ve yaşam tarzımızı değiştirmemiz gerektiğini belirtiyor.
Diş fırçalarken boşa harcanan su bile o kadar değerliyken, bu konuda topluma bilinçlendirme görevini televizyonların üstlenmesi gerekiyor.
İnsanlara silah tutmayı öğreteceklerine, bir yudum suyun anlamını öğretsinler ki gözlerimiz yaşarsın!

MUTLULUK TAKVİMİ
Takdir etmeyi öğren.
Çocuklara renkli çoraplar al.
Evine çiçek götür.
Anılarda gezinti yap.
Müsrif olma.

Seviyorum dediğim
Kimseyi unutmadım
Hala saklıyorum
Emanetlerini
Onlar beni öldürdüyse
Canları sağ olsun
Kitaplar da yazmaz zaten
Sevda şehitlerini
Ne zaman aklıma gelseler
İçimde buruk bir sevinç
Hepsini saygıyla anarım
Biri hariç
Herkesin hayatında
Sırtında hançer saplayan
Biri vardır mutlaka
Hakkı YALÇIN

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
TÜM YORUMLAR

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
BİZE ULAŞIN