27 Mart 2020, Cuma

Proje!

RİLERİ olmak istedikleri gibi oldular dünyayı kalbinden vurdular!
Şüphelerimiz aynı adreslere götürüyor bizleri.
1960'lı yıllarda tek hörgüçlü develerde görülen bir virüsün, sonradan yarasalara boca edilmesi bizleri şaşırtmak için ortaya koyulmuş bir sahne diyoruz.
Kim olduklarını biliyoruz bu virüse katkı sağlayanların!
Ya Amerika ya Çin!
Ne için?
Yaşlıları öldürmek için mi para için mi?
Yoksa yeniden inşa etmeyi düşledikleri dünya için mi?
Kendi zehriyle sevişenlerde kardeşliğin lehçesi dil vermez.
Onlar dostluğa ve kardeşliğe el vermeyi de hiçbir zaman düşünmediler zaten!
*****
Amerika 2 trilyon dolar ayırıyor Koronavirüs mücadelesine.
O parayı silah ticaretinden kolayca kazanmasaydı ayırabilir miydi?
"O parayı yoksullara, Afrika'da çocuklara ayırsaydı dünya güllük gülistanlık olurdu" diyoruz.
Afrika'da her 5 saniyede bir çocuğun öldüğünü bizler biliyoruz da onların umurunda mı?
Filistinli Suriyeli çocukların dramını kim yarattı?
O çocukların nasılsa gelecekleri yok da ölmeleri gerekiyor öyle mi?
*****
Çin çabuk sardı yaralarını.
Ruhunda sıcaklık olan İtalya ve İspanya virüs yayılırken hafife almanın bedelini ağır ödüyorlar.
İtalya'da hastalar sokaklara taştı.
İran; askerlerini bile koruyamıyor virüsten, nükleer silahlarını okşamayı bıraktı.
Ve diğerleri; hüzünlü ölüm haberleri geliyor dünyanın dört bir yanından!
*****
Ülkemiz insanlarını kaybederken, insanlar evlerine kapanırken alınan ekonomik tedbirlerin bizlere yükleyeceği sorumlulukları da biliyoruz.
Tasarrufu öğreneceğiz, zeytinin karasının başağın sarısının değerini hissederken şalterin kolunu yukarıda ve sımsıkı tutacağız.
*****
Gördük ki üçüncü dünya savaşı hayalinde gerçek silah başkaymış!
Bu kadar yıkımdan sonra herkesin silahlarını gömmesini beklemiyoruz.
Devler liginde asıl savaş şimdi başlıyor galiba.
Çünkü yara alan devletlerin başkanları bu virüsü üretenleri biliyor.
Çünkü bu birkaç yıldır tasarlanan bir katliam projesi.
*****
Bizler de biliyoruz ki hiçbir katliamın zamanaşımı yoktur.
O yüzden ne Çin Mahallesi olacak bu dünya!
Ne Sam Amca'nın Kulübesi.

FARKLI DİRENİŞ!
Bazen susmak kadar güzel değildir konuşmak.
Şu günlerde televizyonlarda o kadar çok konuşup hiçbir şey anlatmayanlardan bıktık.
Böyleleri ekrana çıkınca sesini kısıyoruz televizyonların ya da kumandamızla onları yere seriyoruz.
Bu da evimizdeki hayatın farklı bir direniş biçimi.

MUTLULUK TAKVİMİ
Maske tak eldiven kullan.
Sokak hayvanlarını aç bırakma.
Bilgi sahibi olmadan konuşma.

Beni aşkın yaşatır
Canım var can içinde
Hala titriyor içim
Gözlerim kan içinde
Nerdesin şimdi nerde
Çare bulunmaz derde
Anılar orta yerde
Şehir duman içinde
Özlerim deli gibi
Hasret sarar içimi
Sen de sevmiştin beni
Evvel zaman içinde
Hakkı YALÇIN

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA