02 Mart 2021, Salı

Not defteri

FENERBAHÇE, Trabzon'da çok önemli galibiyet aldı.
Özellikle ilk yarıda topa daha çok sahip olan ve mücadele eden bir takım vardı.
İlk yarı maçlarındaki kayıpların en büyük sorumlusu Tisserand'ın "adam gibi" oynadığı bir maçta, Pelkas'ın dönen bir topu saldırı hamlesine dönüştürmekteki ustalığını tırnak içine aldım.
Mesut Özil'in sahadaki yarı baygın halde dolaşmasına, "pahalı etiketler karşısında garip kalan teknik adamlık" notunu aldım.
Hakemler ve Serdar Aziz arasındaki bağların neden bu kadar güçlü olduğunun kanıtı olarak, ilk yarının son dakikalarındaki gollük pozisyonda kendini pelte gibi yere bırakan Serdar Aziz'e kıyak geçen Yaşar Kemal Uğurlu'yu (parantez içine) aldım.
"Hakemlik benzerlerini yaratmak için üretilmiş bir çiftlik değildir" notuyla birlikte.

***

Futbolumuzda kulüplerin kuyusunu kazmakla bahçeye ağaç dikmek arasındaki farkı hissettiren bir yabancı var; Galatasaraylı Mohamed.
Sonuç ve resital adamı.
Ayaklarıyla çizdiği haritayla takımına yol gösterirken "farklılığımın farkına varın" diyen özel biri olduğunu da gösteriyor.
Böyle adamlar bu kadar yabancıyla işin kolayına kaçanlara yeni sayfa açtırır.
"Yabancılara gözünüzü açın kasanızı değil" notuyla birlikte.

***

Beşiktaş'ın Denizlispor karşısında verdiği mücadelenin ilk yarısına bakınca "mucizevi yolculuk sürüyor" dedim ikinci yarıda kısa devre yapmalarını tehlikeli bir anons olarak not ettim.
"Rehavet bir takımın en tehlikeli rakibidir" dedim kendi kendime. "Bir maçın kazanılma şartlarını koşarak anlatanların durmakla kaybedecekleri çok şey vardır" notuyla birlikte.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA