08 Nisan 2021, Perşembe

Engel-siz!

Ekranda bir belgesel izledim;
'Engelli Kampı.' 2021 Oscar Adayı.
70'lı yıllarda engelli insanların kendi tarihini nasıl değiştirdiğine baktım.
Ayrımcılığın en zalim şartlarının Amerikan topraklarında geçerli olmasına şaşırmadım.
Ama o insanlar haklarını söke söke aldılar.

***

Hele bir sahne var ki o zaman anlıyorsunuz imkansız diye bir şey yok! Özgürlükler ve haklar da mücadele etmeden kazanılmıyor.
O gerçek sahnede engelli insanlar eşitlik yasasının çıkarılmasına taş koyanlar için ABD Kongre Binası'na gidiyor.
FBI karşılarında, şimdiki gibi o zaman da acımasız olan Amerikan polisi karşılarında ve merdivenleri sürünerek çıkmak zorundalar.
Belden aşağısı tutmayan 10 yaşlarında bir çocuğun acılar içinde ama inancın zaferiyle merdivenleri santim santim çıkmasını Amerikan Kongre Binası'nın kalbine bayrak dikmek saydım.
İnsan olanın önünde hiçbir engel yoktur ruhundaki engelden başka!
O yüzden böylesine ruhani bir aşka saygı duymamak insanlıktan kopmaktır.

***

Engelli bir insanın sözlerini not ettim.
"Yasalar ve şartlar değişir ama toplumun bizlere bakışının değişmesi gerekiyor. Bizler hasta değiliz." Hasta olan ruhundaki engelleri kaldıramayanlardır.
Otomobiliyle görme engelli birine çarpan ve "kör müsün?" diye bağıran, ardından da aynası kırıldığı için çarptığı insanın yüzüne biber gazı sıkanlardır.
Hasta olanlar; alışveriş merkezlerinde engelli insanlara ayrılmış olan otopark alanına otomobilini park edenlerdir.

***

Engelli insanlar bir çocuk gibi ellerinden tutulmayı değil önlerinin açılmasını ister.
Acınmayı değil anlaşılmayı bekler ve tabii ki kendileri için gereken şartların oluşmasını.
Zorunlu engelli çalıştırma yasasına bile karşı çıkıp, "cezamı öderim engelli çalıştırmam" mantığındaki işverenlerin beyinlerindeki engeli aşmadan nereye yolculuk edebilirler ki!
Engelli insanlar için yürüme alanı bile üretilmedi hala.

***

Herkes hayatına bir ölüm katacak ama engel tanımadan yaşamayı önüne katan engelli insanların hayatına renk katmak zor değil.
Çünkü onlar bu dünyanın cennet kuşlarıdır. Onlara gözümüz gibi bakmayı biliyorsak, ruhumuzdaki engeli ortadan kaldırmayı da biliyoruz demektir

Mutluluk Takvimi
Gözün de gönlün de tok olsun.
Hiçbir şeyi hayata değişme.
At yarışı izle.
Evde bahar temizliği yap.

Gözlerim gülmüyor
Eskisi gibi
Aklımdan yaşanmış
Günler geçiyor
Şimdi sevgimizin
Hasat zamanı
Ben ektim sevgiyi
Eller biçiyor

Sayfalar dolusu
Mektuplar yazdım
Kalbim kan ağlıyor
Dilim susuyor
Vefasız sevgilim
Ellerin olmuş
Bıraktığım yerde
Yeller esiyor
Hakkı YALÇIN

Okullarda sevmenin tarihi okutulmalı, savaşların tarihinden önce.
İşsizin günlüğü
"Karım durumu biliyor da 12 yaşındaki oğlumla 8 yaşındaki kızım yine sordular.
'Baba ne zaman işe gideceksin?' Dışarı çıktım, boğazımdaki yumruğu çıkarıp duvara vurdum.
Birazdan ev sahibi de gelir, sakin olmaya çalışıyorum." Not: Sözün bittiği yer!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA