Sesli dinlemek için tıklayınız.
28 Ekim 2021, Perşembe

Onurlu yoksul

VARLIK içinde yaşarken bile insanların ekmeğine göz dikenlerle, yokluk içindeyken bile kendisine uzatılan ekmeği reddedenler arasında insanlık farkı vardır.
Bunun adı haysiyettir, o haysiyeti her insanda göremeyiz.
Ama bazen olmadık yerde öyle adamlar karşımıza çıkar ki onları çocukluğumuzun masal kahramanlarına benzetiriz.
Her ne kadar yaşayan ölülere benzeseler de onların bir sihri vardır!
*****
Önceki akşam Eminönü'ndeki alt geçitten geçerken tek başına oturmuş, üstü başı gerçekten harap bir adam gördüm. 40'lı yaşların ortalarında.
Sadece düşünüyordu.
Bir anda içim sızladı, yanına yaklaştım cebimden çıkardığım parayı katlayıp kimsenin görmeyeceği biçimde eline toka etmek istedim.
Elimi geri itti, "benim param var" dedi, gözlerinin içine baktım ve o muhteşem gururu gördüm.
Çok az insanda gördüğüm gururu!
*****
Adım gibi eminim ki adamın uzattığım paraya ihtiyacı vardı.
Gerçek anlamda en son ne zaman yemek yediği konusunda şüphelerim de vardı.
"Helal olsun sana" dedim, o çaresizliğiyle bile dimdik duruşu için söyledim bunu.
Oralı bile olmadı, onun kendi adına kurduğu dünyanın yasalarında tanımadığı bir adamdan para almak yoktu, aç olsa da açıkta kalsa da!
Hayatın karşısındaki yenik duruşu kendisini ilgilendirirdi ama benim karşımdaki duruşu zaferdi.
*****
Geçenlerde biri bana "yoksulları niye seviyorsun?" diye sormuştu da her zaman cevabım belli; ben onurlu yoksulları seviyorum, böyle adamları!
Onların mezarlıktan geçerken ıslık çalan bir çocukluğu vardır, "aşkımız öldü" diyenlerin mezar taşlarını arayan.
Saçını limonlu suyla tarayan.
Onların modası geçmiş gençlikleri vardır, mahallenin onurunu koruyan.
Kitap vitrinlerine otomobil galerilerinden daha çok bakmışlardır ama kimsenin karısına kızına yan gözle bakmamışlardır.
Soyu tükenmekte olan böyle adamları görünce bizim aklımızdan da böyle cümleler geçer.
*****
Paraya kuyruk sallayanlar için de özel cümlelerimiz mevcuttur.
"Tıraşınla, jilet gibi elbisenle ve burnundan kıl aldırmayan havanla gururlanma. Yollar da jilet gibidir ama altından kanalizasyon geçer!"

Mutluluk Takvimi
Zorunlu olmadıkça hiçbir malı satın alma.
Vefa duygun kaybolmasın.
Soğuk şaka yapma.
Çocukların fotoğrafını çek Belgesel izle.


Bana durup durup
Anadolu kokan
Hikayeler anlatmayın
Beni böyle her gece
Türkülerle ağlatmayın

Gurbette bir anam var
Kapanmayan yaram var
Bu şehirde kavgam var
Yarama tuz basmayın

Kurşuna dizilir
Tüm hayallerim
Hayat pazarında
Bir dilenciyim
Yaşıyor sanmayın
Yaşamıyorum
Büyük şehirlerin
Ölmüş genciyim (Hakkı YALÇIN)


EMEK HIRSIZLARI!
Bir insanın üzerindeki ceketi çalmakla, bir müzisyenin telif haklarını çalmak arasında hiçbir fark olmadığını görmek için mahşeri bekleyeceğiz.
O müzisyenler içinde evine ekmek götüremediği için intihar edenler olurken, insanların emeklerini çalanlar magazin çukurlarında alem peşindeydi.
Konfeti yağmuru altında.
Kirli eller üstünde!
O yüzden ne zaman haberlerde isimleri geçse, insani reaksiyonumuza mahsuben onlara hürmetlerimizi (!) sunarız.
Emekleri çalınan bütün müzisyenler ve intihar eden arkadaşlarımızın yerine ettiğimiz ahlarımızla birlikte!
Onlar da kıkır kıkır gülerler!
"Siz daha ölmediniz mi?" diye!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA