30 Ekim 2012, Salı

Bir rüyanın sonu

Dile kolay, tam 47 maç sonra Fenerbahçe sahasındaki yenilmezlik ünvanını kaybetti.
Öncelikle, bu rekora son veren ve galibiyeti hak eden Antalyaspor'u kutlamak lazım.
Geçen sezon ligin son haftasında bir mucize sonucu kümede kalabilen Antalyaspor, bu durumdan dersini almış ve son derece iyi bir kadro kurarak, bu yılın flaş takımı haline gelmiş. takım halinde son derece iyi savunma yapıyorlar, son derece disiplinli oynuyorlar ve topu kazandıkları zaman da Assiati'nin önderliğinde Diarra ve Isaac gibi çok süratli oyuncularıyla bir anda rakip kaleye gidip golü buluyorlar.

HER TOP TEHLİKE OLDU
Gelelim Fenerbahçe'ye. Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan belli olur sözü gibi aslında bu mağlubiyetin her an gerçekleşecebileği, çok belliydi. Bursaspor ve Limassol maçlarında sahanın yıldızının kaleci Volkan olduğunu söylersek, ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.
Alex'in gidişinin ardından oynanan iki maçı da futbolcuların vermiş olduğu inanılmaz olumlu reaksiyon tersine döndü. son 3 maçtır Fenerbahçe yine sezon başındaki sıkıntılı temposuna büründü. Tabii bundan, takım tam ritmini bulmuşken üst üste gelen sakatlıkların da rolü büyük.
Bekir ve Serdar'ın arasına atılan her top pozisyon doğurdu.

SORUMLULUK SOW'A
Hücum ederken, herşeyi sakat Sow'un omuzlarına bırakan F.Bahçe'nin böyle bir mağlubiyetle karşılaşması kaçınılmazdı. Sürekli Selçuk neden oynuyor, Salih bu takıma monte edilmeli diyenler, herşeyin yeri ve zamanının olduğunu dün akşam anlamışlırdır herhalde. Ayrıca kimse Salih'in üstüne çok fazla yüklenip gencecik yıldız adayını futbol kariyerini bitirmeye kakmasın.

* * *
Maçın en iyisi
Diarra çok iyi bir maç çıkardı. Antalya'nın galibiyetinde onun payı büyük.

* * *
Maçın en kötüsü
Krasic ne yapmak istedi anlayamadık. Sahada gezindi durdu adeta. Kötüydü.



BİZE ULAŞIN