Lütfi Albayrak

Yok yere utanmamıza sebep olan 21 diş gıcırdatan hareket

Sokakta, otobüste, metroda, restoranda, bazen çok ufak, anlamsız veya önemsiz görünen şeyler bizi haddinden fazla utandırıyor. Sıklıkla bizden başka kimsenin fark etmediği, etse bile önem vermediği küçük detaylarda boğulanlar hayatı kendilerine zorlaştırsa da bu yok yere utanma hastalığının bir çaresi yok. Kimisi yoksul görünmekten, kimisi dış görünüşünden, kimisi de aslında olduğundan farklı biri gibi zannedilmekten korkuyor.
Yanlış anlaşılma korkusu, uygun şartlar altında, uygun bir zemin bulduğunda utancımızı besleyip büyütüyor. Cemal Süreya'nın dediği gibi; "Çıkarıp utancı duvara asmak lazım, bırakın gerçekten utanması gerekenler utansın."
Bir yerin tarifini sorduğunuz kişinin gösterdiği yöne doğru gitmeyince, "Acaba arkamdan bakıyor mudur, ayıp olmuş mudur" diye düşündüğünüz an.
Market kasasında hesap öderken cebinizdeki para yetmeyince aldıklarınızdan bazılarını oracıkta geri bırakmak zorunda kaldığınız an.
"X hanımla görüşebilir miyim" diye aradığınız kişinin erkek çıktığı (ya da tam tersi) an.
Arkadaşınızın "Gel gel burası boyu geçmiyor" diye bağırarak denizden korktuğunuzu tüm plaja ilan ettiği an.
Yalnız yaşıyorsanız ziyan olmasın diye manavdan meyve sebzeyi utana sıkıla taneyle istediğiniz ve manavın "Neeey 2 domates mi" bakışıyla karşılaştığınız an.
Toplu taşımada yakınınızda olan birinin gaz çıkarması sonucu yayılan kokunun birkaç olası sahibinden biri olarak görüldüğünüz an.
45 dakika kıyafet denedikten sonra bir türlü karar veremeyip "Peki teşekkürler" diyerek mağazadan dışarı kendinizi zor attığınız an.
Yolda yürürken bir an yanlış gittiğinizi fark ettiğinizde ya da bir sebeple geri dönmeniz gerektiğinde bir anda durup ters yöne doğru yürümeye başladığınız an.
Çok pahalı bir ürünün sırf meraktan fiyatını sorduğunuzda, satıcının "Söyleyeyim ama senin paran yetmez buna muhtemelen" bakışı attığı an.
Çöp kutusunun yanından geçerken elinizdeki çöpü artistik bir biçimde fırlatıp koca çöp tenekesini tutturamadığınız an.
Akşam eve gelip aynaya baktığınızda, saçınızda, suratınızda ya da kıyafetinizde bir şey görüp, "Tüm gün bununla mı gezdim ben" diye dehşete kapıldığınız an.
Uzakta gördüğünüz tanıdık birine surat ifadenizle, başınızı sallayarak ya da daha kötüsü elinizle selam verip onun sizi fark etmeyerek karşılık vermemesi ve acaba etraftan gören oldu mu tedirginliğini yaşadığınız an.
Otomatik kapının açılmaması ve sensör sizi görsün diye önünde türlü el kol hareketleriyle maymunluklar yaptığınız an.
Kalabalık bir grupla kırmızı ışıkta beklerken, son araba geçtikten sonra gelen giden yoksa yeşili beklemeden karşıya geçtiğiniz, onların da sizin gibi yapacağını düşündüğünüz ama herkesin yol boş olmasına rağmen beklediğini fark ettiğiniz an.
Toplu taşımada tesadüfen göz göze geldiğiniz karşı cinsin sizin onu kestiğini düşündüğünüz an.
Soğuk bir günde herkes içeride otururken, "Bu havalar bana koymaz" edasıyla vapurun dışında oturduğunuz ama üç dakika sonra soğuğu yiyince dayanamayıp götüm götüm içeri kaçtığınız an.
Yemeği söyledikten sonra garsonun sorduğu; çorba, içecek, salata, tatlı gibi seçeneklerin hepsine sırasıyla hayır dediğiniz an.
"Ben hayvanları çok severim ve onlardan asla korkmam" tavrıyla sokak köpeklerinin yanından rahatça geçerken içlerinden birinin ani bir hareketiyle irkilip sıçradığınız ve bütün o havanın bir anda yok olduğu an.
Bir mekanda tuvalete gitmeden önce masadan peçete stoğu yaptığınız esnada birisiyle göz göze gelmek ve etrafa "Ben şu an s.... gidiyorum" mesajını verdiğinizi fark ettiğiniz an.
Hesabı ödemek için masanızdan kalkıp kasaya doğru yürürken "Acaba hesabı ödemeden çaktırmadan kaçmaya çalıştığımı düşünüyorlar mıdır" diye düşündüğünüz an.
Tuvaletten çıktıktan sonra hemen arkanızdan başkasının girmesi ve malum kokunun sahibi olarak oradan bir an önce uzaklaşmak istediğiniz an.
NE KADAR OLDU
Acun Ilıcalı, "Dokun Bana" yarışmasında 5 gündür elini arabadan çekmeyen Azerbaycanlı yarışmacıya iyilik yapayım derken elenmesine sebep olalı 17 YIL OLDU
AlkışlıYorum
Uçağa bagajını teslim ederken tartıda fazla çıkan kiloları çıkartıp atanı gördüm ama, fazla gelen 3-4 kiloya yakın yaban armudunu, tartıştığı görevliye inat edip hatır hutur yiyen amca... Sen gençliğimizin idolüsün!