17 Ağustos 2009, Pazartesi

Açılım!

SİYASİLERİN son haftaya damgasını vuran muhabbetleri "açılım" üzerine malum. Gelin o zaman ben de dün akşamki maçın "açılımını" yapayım kendimce. Alex daha maçın başında baldırından sakatlanınca Fenerbahçe baldıran zehri içmiş gibi oldu.
Oyun kurucu, pas dağıtıcı, ortam toparlayıcı kaptanımız olmayınca çaya batmış peksimet kıvamına geldik. Oysa sahaya dünya tatlısı 2 kızıyla el ele çıkıp hem onlarla hem yengeyle öpüşerek uğur yapmıştı.
İlk yarı boyunca Volkan sinek avladı. Birkaç geri topa koştu savuşturdu bir iki kez de çakaralmaz Sivas hücumunda kımıldandı. Kamanan da olmasa bunlar gerçek mi, çakma Yiğidolar mı anlayamayacaktık valla.

ŞUT DENEMEMESİ!
Carlos sanki jübile maçları öncesinde yapılan gösteri maçlarına çıkan şöhretler karması tekaüdü gibiydi. Taç atmaktan başka birkaç şut denemesi o kadar. Geri kalan oyuncularımızın çoğusu da lise takımlarının yapmayacağı pas hataları yaparak kel saçlarımı yoldurdu bana.
İlk yarının sünük pısırık yılgın havasıyla girdik 15 dakikalık araya. Sonra 2. yarı başladı ve 5 dakika sonra Emre'nin bilardo kralı Semih Saygıner' i kıskandıracak şutuyla heyecanda doruk olduk. Bii o direğe bii bu direğe ve gizli emekli Carlos'un ayarsız vuruşu. Dalga sönmeden Sivas'ın 2 şaplağına Volkan'ın mükemmel uzanışları.
Sona doğru Fener'in tek başına bir şey yapamayacağını anlayınca bizim "Tel maşa Rambo" sahaya attı kendini. Emre'ye koşup yapıştığında duyamadım ama sanırım "bırakın bu ayakları" dedi ve yapıştı ayaklarına. Mesaj alındı ve goller gecikmedi...
Ha ha haaa!..
BİZE ULAŞIN