25 Ağustos 2009, Salı

Öperim D.Bakır'ı

BU maçın neticesi hiç fark etmez. Daha 2 sezon önce UEFA ve FIFA az kalsın bir küme alta postalıyordu Diyarbakırspor'u. Sporcu alacakları ödenmemiş diye ceza gelecekti çünkü. Borç 1.5 milyon TL civarındaydı. Antalya'da devre arası kampında bazı topçular formalarını yere atıp kampı terk edip gitti. Lisans çıkaramayıp kulübü kapatacaklardı. Sezonun ilk devresinde başkan da bırakıp gitti.

İBRA ETTİLER
Kongrede kimse takıma sahip çıkmadı. Kulüp 2. kongrede kayyuma kalmak üzereyken Abdurrahman Yakut ve arkadaşları çıktı ortaya. Başkan ve yönetici oldular. Sonra yeni başkan Yakut dedi ki; "Arkadaşlar bizden önceki başkan size büyük paralar vaat edip imza atmış. Ama bunlar uçuk paralar. Gelin makul bir fiyatta tekrar anlaşalım" Baktılar ki avantadan para alamayacaklar, ibrayı basıp gittiler.
12 oyuncunun yerine gelenler de paradan çok erdeme inanan çocuklardı. Bu delikanlılar sadece primle oynadılar. Zoru başardılar takımı kurtarıp bu sezon tekrar Süper Lig'e çıkardılar.

İLK GOL
Bu sezon 2 haftada 4 puan almıştı Diyar çocukları. Hem de geçen hafta Trabzon devini evinde yere sermişlerdi. Fener karşısında da aslanlar gibi başladılar oyuna ve Volkan'a sezonun ilk golünü tattırdılar. Çift kale maç yapacak kadar oyuncusu bile yok bu takımın. Büyük parası, imkânları, afra tafrası, reklamı, torpili, pistonu, medyada, siyasette arkası, yardakçısı yok. Ama umudu var, yüreği var, inancı var, birliği var, ruhu var, sevdası var.
Bütün bunlar varsa gerisi kendinden gelir ağam. Dedim ya bu maçta ne yapıldığı ne atıldığı değil bugünkü meselem. Nasıl yapıldığı, sahaya nasıl bir tek yüreğin yayıldığının peşindeyim bu gece. Su katılmamış Fenerli'yim âlem bilir ama bugün izninizle kendi takımımdan önce Diyarbakır'ı kutluyor alnından öpüyorum. Helal olsun size çocuklar.
BİZE ULAŞIN