12 Ocak 2018, Cuma

Şer ittifakına karşı yerli ve milli ittifak

Türkiye 15 Temmuz'da darbeden öte işgal edilmek istendi.
Hem güçlü siyaset, hem güçlü lider ve elbette millet sayesinde işgal planı püskürtüldü. O tarihten sonra artık hiçbir şeyin eski gibi olmayacağı belliydi ve nitekim öyle de oldu.
Özellikle MHP'nin 15 Temmuz sonrasında Türkiye'nin beka sorununu doğru tespit edip devlet ve millet için AK Parti ile birlikte yerli-milli siyaset yürütmesinin anlamı çok büyük.
Pazartesi günkü basın toplantısında ittifak vurgusunu 2019 seçimleri kapsamında kalmayıp 7 yıllık bir süreci kapsayacağının açıklanması da tüm tartışmaları sona erdirdi. Çarşamba günkü Erdoğan- Bahçeli zirvesi de keza artık siyasetin bundan sonra 2 yapılı devam edeceğinin ilanı da oldu.
Bundan sonra Türkiye'nin yarınlarını, bekasını, refah ve huzurunu dert edinen yerli ve milli siyaset ile kime hizmet ettiği belli olmayan, Türkiye düşmanlarının ağzıyla bir siyaset oluşturan Erdoğan düşmanlığını Türkiye düşmanlığına çeviren diğer cephe arasında bir tercih yapacak millet.
Yani şer ittifakına karşılık yerli ve milli duruş... Milletin neyi ve kimi tercih edeceği de ortada.

Baykal milletin malı
CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın geçirdiği rahatsızlıkla ilgili tedavisi Türkiye'den sonra Münih'te devam ediyor. 56 gün sürecek tedavi neredeyse yarılandı ve Türkiye'ye döndükten sonra da TSK Rehabilitasyon Merkezi'nde Mayıs ayına kadar devam edecek. Deniz Bey'in en yakın siyaset arkadaşlarından Aydın milletvekili Metin Lütfü Baydar ile son durumunu konuştuk geçen gün. Sağ tarafında hiçbir sorun yok iken, sol ayağın artık üstüne basabildiğini sol kolun da her gün hızla daha iyiye gittiğini öğreniyoruz. Oturarak yemek de yiyebilen Deniz Bey'in hafızası son derece berrak. Bu iyi haberlerin yanında, Almanya'ya tedaviye gitme sürecini de öğrendik. Deniz Bey ısrarla tedavisinin Türkiye'de olmasını istemiş. Ancak; hükümetten bir bakan Baydar'ı arayıp; tedavi için en uygun yeri araştırdıklarını ve Münih'teki merkezin en iyisi olduğunu söylüyor. Deniz Bey'in ve ailesinin Türkiye'de kalmaya karar verdiğini duyan Bakan şu sözlerle itiraz ediyor: "Kusura bakmayın, Deniz Bey ailesinin malı değil, Türkiye'nin, Türk milletinin malıdır. Ve tedavisi için en doğrusu ne ise o yapılacaktır. Lütfen bu konuda bizi kırmayın..." Bu sözler üzerine ikna olan Deniz Bey, Almanya'ya gitmeye karar veriyor.

İzmir CHP'de her şey Aziz için
CHP, Şubat başında yapacağı kurultay öncesinde il kongrelerini tamamlamak üzere. Özellikle de İstanbul, İzmir ve Ankara kongreleri hayli çekişmeli, hararetli, yumruklu, hakaretli kavgalarla geçti. Başkanlık için yarışan adayların kim olduğu değil, parti içindeki hizip grupları arasındaki rekabet ve çekişmeydi bu aslında. İzmir'de de Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, 2019 Mart'ındaki yerel seçimlerdeki sandıklara yönelik tehdidiyle Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu kendi adayı için ikna etmeyi başardı! Hatta Kılıçdaroğlu, özel danışmanını gönderdi ve delege üzerinde birebir çalıştırdı. Eski başkanlardan Kemal Karataş'ın sosyal medyadan ilan ettiği isyanına rastladım dün. Yazımızı da onun isyanıyla bitirelim: "Şimdi darmadağınık bir CHP, darmadağınık bir örgüt. Kızgın, kırgın, yılgın, aldatılmış. CHP İzmir bir seçim yaptı, 'İzmir Aziz'dir, Aziz kalacak' sloganına bir yenisini eklediler: CHP Aziz'dir, Aziz kalacak. İzmir CHP'de her şey Aziz için.."

GÜNÜN SÖZÜ
En yükseğe erişmek isterseniz, en günün sözü aşağıdan başlayın. PUBLİLUS CYRUS



GÜNÜN FOTOĞRAFI

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Türk Bayrağı ve isminin yazılı olduğu Nacar marka köstekli saati, gündem belirleyen basın toplantısının da en ilgi çeken ayrıntısı oldu.


BİZE ULAŞIN