10 Ağustos 2018, Cuma

Yeni bir dünya kuruluyor, Türkiye de yerini alıyor!

SON 5 yıldır Türkiye'ye karşı açık bir saldırı var.
Hem de çok yönlü. Bazen terör, bazen gezi türü sosyal travmalar ve bazen de ekonomik operasyonlar yaşatılmaya çalışılıyor. Ama bunları yaşarken, kaçırmamamız gereken bir ayrıntı var. Türkiye, bu süreci tek başına yaşamıyor.
Hem bölgesinde hem dünya genelinde garip şeyler oluyor.
Çünkü; 2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya düzeni sarsılıyor.
Dünya; dini ve inanca dayalı bir kutuplaşmanın yörüngesine oturtulmaya zorlanılıyor. Ve tüm bu süreçte küresel ve bölgesel yeni bir denge arayışı yaşanıyor, bu durum da hayli sancılı bir seyir izliyor. Çünkü; ya eski angajmanlar sürecek ya da yeni dünya düzeni tesis edilecek. İşte tüm bu sürecin en ortasında ve hatta en hedefindeki ülke de Türkiye.
Türkiye ne yapıyor peki?
Coğrafyanın sesini dinliyor, tarihin ikazına kulak veriyor.
Küresel müesses nizamı, deyim yerindeyse; cepheden sallıyor!
İşte bu nedenledir ki; siyasal, sosyal ve ekonomik saldırılara, hatta suikastlara uğruyor. Bunu kışkırtanlar da; evanjelist ve siyonist komplolardan başkası da değil elbette. Bu saldırıyı daha açık ifade etmek istersek; terör-darbe kalkışması-ekonomik kriz girişimleri-sosyal çalkantılarasimetrik çatışmalar- kur savaşları- finans oyunları;
Türkiye'ye giydirilmeye çalışılan emperyalist gömlektir. Ama hesap edemedikleri tek şey;
Türkiye'nin bütün bu ihanet ve tuzaklarla savaşabilecek gücünün ve inancının ve birliğinin olduğudur. Milli birlik ve beraberlik ile kardeşlik ruhu ile olduğumuz sürece aşamayacağımız ihanet, mücadele edemeyeceğimiz düşmanlık ve parçalayamayacağımız gömlek yoktur...



3. Havalimanından ilk uçuş İstanbul'dan Ankara'ya 31 Ekim'de gerçekleşecek.

Masa kuran değil masada bile olmayan ABD
TÜRKIYE'NİN çok fazla odağında ve hedefinde olduğu bu saldırıda ABD'nin rolü ve niyeti nedir diye bir başka soru da sorulabilir. Bunu, değiştirilmeye çalışılan yeni dünya düzeninden ayrı tutamayız. Çünkü; ABD, eski düzende oyun kurucu, kimlerin o oyunda olacağına ve oyunda kimin ne kadar pay alacağına karar veren baş aktör idi. Oysa, yeni dünya düzeninde ABD'nin oyun kuruculuğunda epey zayıfladığı görülüyor, bazı çok önemli süreçlerde masaya bile oturamadığı ortada. Hele ki; son yıllarda kendi coğrafyasında artık neredeyse en büyük oyun kurucu haline gelen Türkiye'nin bu gücü karşısında epey canı sıkkın. Suriye sürecine bakmanız yeterli. Suriye'nin bundan sonraki geleceğinin tartışıldığı, kararların alındığı Astana ve Soçi zirvelerinde masada olmayan ABD, 7 Eylül'de İstanbul'da Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak Suriye Zirvesi'nde yine yok. Masada, Türkiye-Rusya ve İran üçlüsüne bu sefer; Almanya ve Fransa da eşlik edecek. Hal böyle olunca; Sam Amca! epey kızgın elbette. Bütün buna Trump'ın "hard power" denilen tartışmacı, baskışantaj, tehdit hatta ambargo kozunu oynadığı tahammülsüz sert politikasını eklersek; Amerikan şımarıklığının bir yansımasını da görüyoruz. Evanjelist akıma mensup Rahip Brunson yüzünden çıkartılan krizi de; Kasım ayında ABD'de yapılacak ara seçimlerde önemli bir gücü ve oy potansiyeli olan Evanjelist seçmene şirin görünme amacının olduğu da çok açık. Amerika'nın bu tutarsız ve şımarık politikalarına karşın, Türkiye'nin akılcı ve sakin bir duruş sergilemesi, çözüm odaklı bir diplomasi yürütmesinin önemi tartışılmaz bile. Bütün bu olup biteni, iki ülkenin bu iki tutumu arasındaki farkı unutmadan değerlendirmek de en sağlıklı yol olacaktır.

Yeni ekonomi modeli yeni hedefler
YUKARIDA anlatmaya çalıştığım tabloda, büyük ve güçlü ve her şeyden önemlisi tam bağımsız Türkiye'nin önünü kesmek isteyenlerin siyasalsosyal ve ekonomik suikast girişimlerinden vazgeçmedikleri ortada. Ama; Türkiye kararlı, Türk milleti kararlı, Başkan kararlı. Nitekim; enflasyonun tek hanelere indirilmesi, bütçe açığının sınırlandırılması, güçlü bir ekonomi politikası yol haritasının nasıl olacağına dair; yeni ekonomi modeli bugün Hazine ve Maliye Bakanı Dr.
Berat Albayrak tarafından açıklanacak. Türkiye bir yandan yeni ekonomi modeli uygulamaya hazırlanırken, Başkan Erdoğan'ın geçen hafta açıkladığı 100 Günlük Program içinde yer alan 400 proje de bir bir uygulamaya konuluyor. Dün sabah, gazete ve televizyonların Ankara Temsilcileri ile kahvaltılı bir toplantıda buluşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, kendi bakanlığını ilgilendiren projeleri anlattı.
Başkan Erdoğan'ın büyük önem verdiği Millet Bahçeleri, Kanal İstanbul projesi, dar gelirliler ile 526 şehit ve gazi ailesine verilecek faizsiz konut kredisi, köy konakları, terörden etkilenen bölgelere özel projeler bunlardan bazıları. 31 Ekim'e kadar başvurular devam ediyor ama bugüne kadar 3 milyon 780 bin kişinin başvurması ve 1 milyar 350 milyon TL ödenmiş olması hedefe ulaşıldığının da göstergesi. Özetle; Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve güçlü bir Başkan ve ekip ile; nereden geldiğini ve nereye gitmek istediğini çok iyi biliyor.

DERİN SÖZ
Her şeyin yok olduğu anda bile ümit vardır. THALES
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN