TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
27 Ocak 2010, Çarşamba

Çaycı markası!

Toroğlu gitti. İyi de dertler bitti mi? Futbolun marka değeri diyoruz, değere değer katabilecekleri yerden yere vurmaya devam ediyoruz.
Karlı zeminde fikstür trafiği gözönünde bulunduran G.Saray takımı önemli bir maça çıkıyor.
Devre arasında alınabilinecek önemli isimler ya da herkesin birleştiği noktada "Nokta Transferler" sahada.
Belki yürümek bile zor ama her iki taraf oyuncuları da iyi niyetleriyle soğuğa karşın stada gelen az sayıda seyirci ile ekran başında izleyenleri tatmin adına, meslekleri adına tüm riskleri göze alarak koşturuyor.
Maç bitiyor. Futbolseverler ekran başında buluşuyor. Toroğlu'na yanlış yapıldı, demokrasiye aykırı bu yorumları sonrasında atışlar başlıyor..
Ne Jo'nun gelişi kalıyor ne aldığı para.
Yatır masaya çevir de çevir. 'Neill ancak ara transferde alınırmış'; 'Oynamadığı için kolay gelmiş' diyor bir tanesi.. Adamın Everton'da 12 lig, 3 kupa maçı toplam 15 maç oynadığını araştırmaya gerek duymadan.
Son Everton-Arsenal maçında ilk 11'de sahada olduğunu bilmeden..
Ama ne olacak en baba yorumcu bile işkembeden atabilir bizim memlekette.
Tabii bir de kıraathane muhabbeti var.. 'Rijkaard'ı sevmeyenler buluştuğu dükkan.' Adamın taktiği-değişiklikleri hiç bir bilgi ve dayanak olmadan direk masör-malzemeci-çaycı seviyesinde masaya yerini alıyor. Çay kazanı kaynıyor da kaynıyor..
Tüm bunlara bakınca tabii "Toroğlu'nun günahı neydi?" diyorsunuz.
Marka değeri diyoruz aslında her hafta Türkiye'nin elindeki en büyük markayı kirletmeye devam ediyoruz. Anlıyor ve biliyoruz ki kimilerinin marka deyince aklına sadece kahvedeki çay markası geliyor.
Ve ne olursa olsun kendi markası ve cukkası sağlam olsun niyeti onlar için her daim önem kazanıyor.
BİZE ULAŞIN