18 Ekim 2009, Pazar

Zirveye ortak

Beşiktaş Almanya'da Wolfsburg ile oynayacağı maç öncesi karşısında çok zayıf bir takım buldu. Kasımpaşa, bu ligin en zayıf takımlarından. Moritz ve Azar Karadaş dışında etkili oyuncuları da yok. Yılmaz Vural'ın işi bu sezon gerçekten çok zor. Bu takımı ligde tutması için ekstra işler yapması lazım. Beşiktaş'ta Mustafa Denizli fantaziye kaçmayınca futbolcular oyuna ağırlığını koyuyor. Herkes yerli yerinde oynayınca galibiyet kaçınılmaz oluyor.
Yazımın başında da dediğim gibi Beşiktaş için kolay bir maç oldu. Beşiktaş'ın Wolfsburg maçı öncesi daha dişli bir takımla oynamasını isterdim. Sezon başından beri eleştirilen forvetler de derin bir oh çekmiş oldu. Bilhassa Nihat Kahveci'nin attığı gol ilaç gibiydi. Hem kendine olan güveni geri geldi hem de taraftarıyla barıştı. Beşiktaş ilk yarıda mükemmele yakın bir futbol sergiledi. Taraftarının da desteğiyle sağdan soldan ataklarla bindirdi. Yine geldiği günden beri eleştirilen Brezilyalı orta saha oyuncusu Tabata, kendi gibi oynamaya başladı. Bu takımı için çok önemli... Çünkü Beşiktaş'ın gerçek anlamda bir maestroya ihtiyacı var. Açıkçası ben onu dün akşam çok beğendim. Umarım gelecek haftalarda da formu bu düzeyde devam eder.
Beğendiğim diğer isimler ise İsmail Köybaşı, Sivok ve Tabata idi. İkinci yarının sonlarına doğru gelen kırmızı kartlar ise şok etkisi yarattı. Önce Ernst atıldı daha sonra da Ferrari... Hakem Hüseyin Göçek, Beşiktaş9 kişi bırakarak gelecek haftayı da riske attı. Çünkü, Eskişehir gibi zor bir deplasmanda Ernst, Ferrari ve Sivok oynayamayacak.
Kimi taraftarlara göre lig bitmişti.
Beşiktaş havlu atmıştı. Ama üst üste alınan galibiyetler, Siyah-Beyazlılar'ı tekrar havaya soktu. Beşiktaş, bu ligi sonuna kadar kovalayacaktır. Takım kalitesi ve taraftar şampiyonluğu hakediyor. Önemli olan dün gece 3 puanı almaktı, futbolcular da bunu başardı.
BİZE ULAŞIN