16 Nisan 2018, Pazartesi

Orada bir eşraf var, çok yakınımızda

AK Parti'yi sıradan bir siyasi parti olmaktan çıkartıp bir toplumsal hareket yapan şey kökenleri. O kökenler arasında Anadolu şehirlerinin ve kasabalarının eşrafı önemli bir yer tutuyor. Çarşı, pazar, esnaf geleneği içerisinde yoğrulmuş sadece ticaret yapmayan aynı zamanda şehre kimliğini veren kişiler. Şehirler değişir, büyür; müstakil evlerin yerini apartmanlar alır. Şehre asri mezarlıklar ve yeni camiler inşa edilir. Şehrin ticaretin kalbinin arttığı çarşı turistik bir mekan haline gelir. Ticaret ve üretim organize sanayi bölgelerine, ticaret sitelerine taşınır. Tüm değişiklikler olurken eşraf oradadır. Sokağı, caddeyi, semti, şehri ve ülkeyi tüm değişiklik içerisinde kaymadan tutan eşraftır.
Eşrafın bir diğer özelliği ise geleneksel bir toplumsal sınıf olmalarına rağmen Türkiye'deki dönüşüme çok çabuk ayak uydurmaları olmuştur.
Hatta çoğu durumda ülkenin nabzını profesyonellerden ve bürokratlardan çok daha iyi tutuşmuşlardır. Yaklaşan tehlikeleri de fırsatları da görmüş, ona göre tedbir almış ve hazırlık yapmışlardır. Gezi Kalkışması'ndan 17-25 Aralık girişimine ve tabii 15 Temmuz'a kadar birçok kritik süreçte olayların arka planını anlayan ve Erdoğan'ın yanında en erken pozisyon alan toplumsal kesimlerden biri olmuştur eşraf.
Hafta sonu Medeniyetin Burçları Derneği'nin davetlisi olarak bir panel için gittiğim Kayseri'de AK Parti siyasetinin önemli ayaklarından birisini oluşturan eşrafı bir kez daha gözlemlemek, sohbet edip misafirleri olmak fırsatını buldum. Kayseri diğer birçok muhafazakar orta Anadolu kenti gibi FETÖ yapılanmasının kuvvetli olduğu bir şehirlerden birisiydi. 17-25 Aralık girişiminden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan FETÖ ile amansız bir mücadele başlattığında siyasetteki yol arkadaşlarının bir kısmı, bürokrasi ve iş çevreleri tarafından yeterince desteklenmediği bir sır değil. 15 Temmuz hain darbe girişimi gerçekleşene kadar birçok kişi çeşitli nedenlerle FETÖ'nün karanlık yüzünü görmedi veya görmek istemedi.
Maalesef yerel ölçekte Kayseri'de de durum farklı değildi. Şehrin ticari hayatına yön veren ailelerin FETÖ'cü olması Kayseri'de FETÖ'yle mücadeleyi daha zorlu hale getiriyordu. Kayseri'deki FETÖ'cüler yerel siyasi ve ticari bağlantıların arasında kendilerine sığınacak emin limanlar bulabiliyorlardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın FETÖ ile mücadelede yeterince desteklenmediği bu dönemde Kayseri'nin eşrafı büyük iş adamları, siyasetçiler ve bürokratlar tarafından korunan ve kollanan örgüte karşı yerel düzlemde çetin bir mücadele yürütmüş. Örgütün ve onu koruyanların düşmanlığını kazanma pahasına açıktan pozisyon almış ve gücü yettiğince FETÖ'ye dur demiş. İlk yaptıkları işlerden birisi de FETÖ'nün dünyanın birçok ülkesinden ve özellikle Afrika'dan şehre üniversite okumak için getirdiği öğrencileri örgütün pençesinden kurtarmak olmuş.
İşte Medeniyetin Burçları Derneği böyle bir çabanın ete kemiğe bürünmüş hali. Kayseri'nin eşrafının oluşturduğu, dünyanın mazlum milletlerinden öğrencilere Kayseri'de kol kanat geren bir sivil inisiyatif. Şehirdeki üniversitelerle, bürokratlarla, siyasetçilerle yakın ilişki kurup elde edebildikleri tüm imkanları seferber ediyorlar. Dernek muhafazakar iş adamlarından, esnaflardan, eğitimcilerden, akademisyenlerden oluşuyor. Siyasetle ilgilenen nasılsa var biz toplumla ilgilenelim düşüncesiyle yola koyulmuşlar. Büyük Türkiye idealine böyle katkıda bulunuyorlar, hala anlamamakta ısrar edenlere yerli ve milli olmanın ne demek olduğunu yerel planda bizzat yapıp ettikleri ile gösteriyorlar.
CEVABI BELLİ SORU
Sırtını eşraf gibi toplumsal kesimlere dayayan bir siyasi hareket en fazla ne kadar başarısız olabilir?
BİZE ULAŞIN