İsmail Çağlar

CHP Yine Kaybedecek

YEREL seçimlerin erkene alınmayacağı 2019 yılının Mart ayında yapılacağı neredeyse kesinleşti artık. Yerel seçim tarihlerinin anayasa ile belirlenmiş olması olası bir erken seçimi zorlaştırıyor. Bunun üzerine siyasette seçimleri erkene almak için bir talep de söz konusu değil. Ne AK Parti'den ne müttefiki MHP'den ne de muhalefet partilerinden böyle bir talep dillendirilmiyor. Seçim erkene alınmayacak ama öyle gözüküyor ki seçim tartışmaları erken başlayacak.
Bayram tatilinin bitmesiyle, sonbahar kendini yavaştan hissettirmeye başlayacak ve havalar soğurken siyaset ısınacak.
CHP Haziran seçimlerinden bu yana kendi iç işlerine dalmıştı.
Türkiye'nin en büyük muhalefet partisi koca bir yazı kısır kurultay tartışmaları ile boşa harcadı.
Kurultay gerçekleşip genel başkan değişse bile CHP'de beklenen değişim hiçbir zaman gerçekleşmeyecekti.
Kaldı ki parti bir kurultay sürecini bile alnının akıyla yürütemedi. CHP delege transferleri, pazarlıklar, adaylık rüşvetleri ile meşgulken AK Parti uzunca bir yol kat etti. Yaz boyunca cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine uyum bahsinde önemli adımlar atıldı. Yeni ihdas edilen kurumlara atamalar yapıldı, yüksek bürokrasi yeniden şekillendirildi ve yeni sistemin ruhuna uygun çalışma usulleri benimsendi.
Tüm bunlar olurken CHP'nin kurultay kavgasına tutuşmuş olması doğrusu AK Parti'ye büyük bir imkan sundu. Muhalefetin oyalama, tıkama ve gerginlik taktikleri ile uğraşmadan kısa sürede yeni sisteme geçiş bağlamında yapılması gerekenleri yaptı. Bu yönüyle baktığımızda bu toplumun geneli için de büyük bir avantaj oldu. Uyum ve geçişten kaynaklanan sallantıyı neredeyse hiç hissetmedik.
Şimdi CHP olağanüstü kurultay gündemini en azından yerel seçimler sonrasına kadar ertelediğine göre yazın boşa geçirdiği günlerin acısını çıkartmak için hızlı ve hırçın bir şekilde AK Parti'ye saldırmaya başlayacaktır. İlk sinyaller verildi bile. Genel başkan Kılıçdaroğlu sosyal medyadan yayınladığı bayram tebrikinde çok değil daha iki ay önce serbest ve adil seçimlerde seçmenin yarısından fazlasının desteğini alarak ilk turda cumhurbaşkanı seçilmiş olan Erdoğan'ı diktatör olmakla suçladı. Söz konusu Kılıçdaroğlu olunca alışık olduğumuz bir üslup ve tutarsızlık. Ancak dikkat çekici olan şu; öyle gözüküyor ki CHP hiçbir şeyden ders almamış ve siyaseti eski tas eski hamam götürmek konusunda ısrarcı. Klıçdaroğlu koltuğunu sağlama alıp parti içi tartışmadan kafasını kaldırdığı ilk fırsatta şimdiye kadar siyasi hiçbir getirisi olmamış iftira, düşmanlık ve kutuplaşma siyasetine devam edeceğini gösterdi.
CHP için değişimin ne derece zor hatta imkansız olduğunun göstergesi de Kılıçdaroğlu'ndan birkaç gün önce değişimin adresi olarak gösterilen Muharrem İnce'den geldi.
İnce de sosyal medya paylaşımında ilk mektep Atatürkçülüğünün güzide örneklerinden birini sergileyerek Kuvva-i Milliye edebiyatının arkasına sığınarak CHP'nin ne kadar yerli ve milli olduğunu anlatmaya çalıştı.
Dahası Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı sosyal medya ergenlerinin paylaşmayı çok sevdiği 'Yahudi Cesaret Ödülü' yalanıyla eleştirmeye kalktı. Tabii çok geçmeden özür dilemek zorunda kaldı.
Örnekler gayet açık gösteriyor;
CHP yerel seçim gündemine hızlı girecek. Siyasette harareti yükseltecek ama yine kaybedecek.
Bu web sitesinde çerezler kullanılmaktadır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

"Tamam" ı tıklayarak, çerezlerin yerleştirilmesine izin vermektesiniz.