İsmail Çağlar

İyi iletişim sonuç getirir

DEVLETLER, kurumlar ve kişiler de öğrenirler. Eksiklerini giderirler, iyi yapamadıkları işleri iyi, iyi yaptıklarını da daha iyi yapmanın yollarını ararlar. Yeni dönemde Türkiye'nin öğrenme faslında en önem verdiği alanlardan bir tanesinin, iletişim olduğunu gözüküyor. Devletimizin "iletişim" diye bir gündeme sahip olduğunu, bu alanda eskiden yapılan olumlu işlerin ve çabaların üzerine çıkmaya çalıştığını görmek oldukça memnun edici.
Önce meselenin daha yapısal kısmından başlayalım. Yeni sistemde doğrudan Cumhurbaşkanlığı'na bağlı bir İletişim Başkanlığı kuruldu.
Kamu bünyesinde yer alan iletişimle alakalı bütün kurumlar, yeni kurulan İletişim Başkanlığı'na bağlandı.
Daha güzel olan ise şu; İletişim Başkanlığı sadece devletin iletişimle alakalı kurumlarının yönetildiği bir merkez olmanın ötesinde, siyasi bir ajandaya da sahip. Artık devlet politikaları planlanırken iletişim boyutu da birinci elden meseleye dâhil ediliyor.
Bir işin nasıl yapıldığı, bir politikanın nasıl yürütüleceği kadar onun iletişiminin nasıl olacağı da bir strateji dâhilinde planlanıyor. Kurumun başına da Türkiye'de taraflı tarafsız herkesin bu meselelerde en yetkin isimlerden birisi olduğuna ittifak ettiği Prof. Dr.
Fahrettin Altun getirildi.
Merkezde böyle bir düzenleme yapılırken, devletin diğer birimlerinin de iletişim politikalarını önceleyen bir yönetim tarzı geliştirdiği gözüküyor.
Türkiye'yi hedef alan son ekonomik saldırıyı ele alalım. Ekonomi alanında alınan hızlı ve yerinde tedbirlerle saldırı göğüslenirken, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın bu dönemde ekonomi politikasının paydaşlarıyla iletişime büyük bir önem verdiği anlaşılıyor. Bakanın zaman geçirmeden yaşadığımız sorunlardan çıkış reçetesini ve uygulamaya koyacakları tedbirleri kamuoyu ile paylaşması, iş dünyasının önde gelen isimlerinin bu süreçte uygulanacak tedbirlere olan güvenini açıklaması, geçtiğimiz günlerde dünyanın en önemli yatırımcıları ile yapılan toplantılar, piyasalara etkisinin yanında iletişim sahasında da yoğun tedbirler alındığını gösteriyor.
Kaygıları gidermek, belirsizlikleri ortadan kaldırmak ve kaos senaryolarını boşa çıkartmak için sıcak ve nitelikli bilgi akışı sağlandı. Bakan bey ne zaman gerektiyse medyanın karşısına çıktı, açıklamalar yaptı ve mülakatlar verdi.
Bu bağlamda Kriter Dergisi'nin Eylül sayısında da Berat Bey'le yapılmış oldukça doyurucu bir mülakatı okuma fırsatı bulduk. Son atakla ilgili verdiği birçok doyurucu bilginin yanında ekonomi yönetiminin iletişime verdiği önemi göstermesi açısından da önemli açıklamalar yer alıyor mülakatta.
Örneğin Berat Bey yeni dönemde ekonomi politikaların nasıl olacağı hakkında bilgi verirken katılımcılığın ve iletişimin önemine bir kez daha dikkat çekiyor ve "Yeni ekonomi yaklaşımının en temel özelliğinin 'katılımcı-kapsayıcı' olmasını hedefledik. Tüm bu paylaşım ve diyalog sürecinin ardından kısa-orta-uzun vadeli ekonomi politikalarımızın çıtasını oluşturacak olan yeni ekonomi yaklaşımımızı kamuoyu ile paylaştık" diyor.
Bugün temel meselelerimizden birisi ekonomi olduğu için bu alanda iletişime dair atılan adımları konuşuyoruz. Ancak diğer alanlarda da hem kurumlar hem de bakanlar düzeyinde hummalı bir iletişim faaliyetinin düzenlendiğini ve planlandığını görmek oldukça mutlu edici. Tüm bunlar yeni hükümet sisteminin sağlamış olduğu kolaylık ve avantajlar sayesinde eskiye nazaran çok daha rahat ve verimli bir şekilde yapılıyor. Zaman geçtikçe diğer alanlarda da etkili ve verimli yönetim örneklerini görerek Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçerek Türkiye için ne kadar faydalı bir iş yaptığımızı daha yakından göreceğiz.