17 Nisan 2012, Salı

Ürperten telefon

Fötr şapkalı dostumun "28 Şubat aslında 20 ŞUBAT'ta ABD'de başladı. Soruşturma sadece Çevik Bir'le kalmayacak. Karadayı'yı da kapsayacak. Patronlara kadar uzanacak" sözleri çok dikkat çekti.
Merak edenler "Kimlere kadar gidecek" diye sorarken sürpriz bir telefon canımı sıktı.
Arayan, değerli bir dostumdu. "Bence yanılıyorsunuz" dedi. "Hangi konuda" diye soramadan "28 Şubat operasyonu burada bitmiştir" sözleriyle SON NOKTAYI KOYDU.
Şaşkına dönmüştüm. Boş konuşmazdı. Sanki beni bilgilendirmek istiyordu. Ne diyeceğimi bilemedim.
İşimi yine o kolaylaştırdı; "Daha ileri giderse taş üstünde taş kalmaz" dedi.
Artık iyice merak etmeye başlamıştım.
Kendimi toparlayıp sordum...
-Peki sizce ne olacak?
Ne olacağını dün köşende okudum.
Ben sana NE OLAMAYACAĞINI anlatayım. 28 Şubat 1997 POSTMODERN darbesinin hazırlık aşaması vardı. Bu da bir yıl önceden başlatıldı. Amaç HERŞEYİN hukuka uygun olmasıydı.
-Hukuka uygun darbe!
Aynen öyle. Bak içeri alınan paşalara. Hepsi "Biz emirleri uyguladık" diyor. Çevik Paşa da "MGK kararları çerçevesinde iş yaptım. Yapmasam suç işlerdim" dedi.
Darbeyi planlayanlar 15 yıl önce bugünü gördü...
-Neyi gördüler?
İçeri alınacak en yüksek rütbeli asker ÇEVİK BİR olacak. Zaten daha fazla dışarıda kalamazdı. Ancak burası önemli; O asla konuşmayacak.
Sustuğu için de ileri gidilmeyecek.
-Karadayı ve sivil ayağı olmayacak mı?
Aynen öyle. Çünkü senden başka 28 Şubat'ta KAYBOLAN PARAYI dert eden yok. Paranın izinden giden yoksa büyük fotoğraf ortaya çıkmaz. Parayı bulmazsan medya ve işadamı ayağı da olmaz. Darbenin yapılış amacı PARAYI GÖTÜRMEKTİ. Bunu konuşan yok.
-Ne olacak o zaman?
Darbeyi isteyen büyük şirketler suskun. Dışarıyla bağlantılı büyük kuruluşlar tedirgin.
-Kim bunlar? İsmi lazım değil. Ama Ortadoğu'da Müslüman olmayan bir ülkenin PARASINI İŞLETEN bir şirket gizli ortağının parasını veremedi. Para yabancı ama kullanan TÜRK'tü.
Vermeme şansı yoktu. 28 Şubat'ı tetikleyen bu olay oldu. Para transferine o zaman ŞÜKRÜ SİNA GÜREL karşı çıktı. Karşı çıktığı için de gitti.
-Ne diyorsun Allah aşkına!
Çok büyük bazı şirket sahipleri işin içinde.
-Kafam karıştı!
Daha basit anlatayım. 28 Şubat toplantıları bir yıl önce KARAMÜRSEL'deki ABD üssünde yapıldı. Kararlar orada alındı. Şekilşemal orada belirlendi. Büyük şirketlerin temsilcileri de oradaydı.
Masadan ortak kararla kalkıldı.
-Yani?
Çevik Bir'in ifadelerini okudum.
Batı Çalışma Grubu'nun raporlarına baktım. BİR NUMARAYA ARZ deniliyor. Kardeşim kim bu bir numara? Eğer Genelkurmay Başkanı Karadayı olsa "Genelkurmay Başkanına" denir. Neden BİR NUMARA kısmı boş... İnsanların bilmediği 1 NUMARA kim?
-Kim?
Sezaryene izin veren, çikolatanın girmesini onaylayan, yabancı şirketlerin kaçması için RÜŞVET çarkını kim kurduysa O!
-Kim bu ya?
Boş ver. O devlet... O istemediği için de BASIN ve patron ayağı eksik kalacak.
-Nereden biliyorsun?
Bak BALYOZ'da kamyon kamyon belge çıktı. 28 Şubat'la ilgili tek satır yok. Nerede belgeler. YOK! Bu da işin yarım kalacağına işaret. 28 Şubat diğer darbelere benzemez. Patronlar işin ta dibinde çünkü. Yeni devlet bunu göze alır mı bilemem. Ama bence alamaz!
-Bir numara yüzünden mi?
Geçtiğimiz gün yine değindin. İran ENERJİ BAKANI gelip Türkiye'nin DARBOĞAZDAN kurtulmasına yardım edecekti. Yani Türkiye, İran petrolüyle uçacaktı. Ne oldu?
-Ne oldu?
Uğur Mumcu'yu havaya uçurdular!.. Bakan geldiğinde İstanbul ve Ankara'da herkes İran Konsolosluğu'na ve Büyükelçilik binasına yürüyordu. Basının hep bir ağızdan İRAN düşmanlığının sebebi yine o idi...Yani BİR NUMARA'ydı...
-Sonuç alınamayacak mı?
İleride Çevik Bir'e iade-i itibar yapılırsa şaşırma! Bak medyada her gazetede "Basına ve patronlara gitmesin" kampanyası başlatıldı. Bunu kim yapıyor zannediyorsun? Birisi açıkça devlete MEYDAN okuyor.
Bundan önce hep DEVLET kaybetti.
Şimdi kazanacağına inanasım gelmiyor. Ne zaman KALDIRILAN paranın peşine düşülür, içerideki ayağı ve dışarıda kimin paylaştığı ortaya çıkar, o zaman ümitlenirim. Ama şimdi hiç ümidim yok.
-Tek kurban Çevik Paşa mı?
O güç zaten CEMAATİ sıkıştırıyor.
AK Parti'yi cemaat üzerinden vurmayı hedefliyor. Zayıflayan AK Parti tek hedefleri. Bunun için çalışıyorlar...
Çevik Paşa hem ABD'de hem İsrail'de KONFERANS veren isimdi. İsrail'de nasıl oluyordu da EN ÜST DÜZEYDE karşılanıyordu... "Sus" derler, susar...
O sustuğu zaman da ileri gidilemez...
-Ya Kozmik Oda baskını!
Baskı büyük. Eğer o baskı kırılırsa ele geçen belgeler SIZACAKTIR. Ama sızmayacak. Yeni Ankara bu noktada duracak. Karşı tarafın gözünün korktuğunu düşünüyor çünkü...
-Korkmadı mı?
Şimdilik korktu. Ama o güçler geri dönerse eskisinden daha güçlü gelirler...
-Aklıma takıldı! Milyarlarca doları sahi kim götürdü?
28 Şubat'tan sonra iyice büyüyenlere bak! Hem İslami sermaye biçildi, hem cepler dolduruldu... İsim isteme. İçimizdeki YABANCILAR desem yeterli olur sanırım... Ha bir de ABD ve İSRAİL'deki işbirlikçileri sapasağlam ayakta. Onlara bir şey yapamadığın sürece iş tamamlanmaz.
Dışarısı en az içerisi kadar önemli çünkü...
NOT: İki günde iki dostun söylediklerini okudunuz. Karar sizin.
Benim kafam iyice karıştı da!


BİZE ULAŞIN