06 Temmuz 2019, Cumartesi

Öğrenci!

ÇOCUKLUĞUMDA kuşların bütün gün güneşi yediğini falan zannederdim.
O yüzden akşam olduğunu.
Gerçek karanlığı insanların yarattığını sonradan öğrendim.
***
Çocukluğumda kapıların sadece anahtarla açıldığını zannederdim.
Paranın açamayacağı kapı olmadığını büyüyünce öğrendim.
***
Çocukluğumda bütün arkadaşlarım marangozun yanında çıraklık yapardı.
"Neden?" diye sorduğumda, "yaş tahtaya basmamak için" derlerdi de saf saf bakardım.
Ne de olsa dünyanın üçte ikisi su.
O yüzden üç kişiden ikisinin yaş tahtaya basma olasılığını hesaplayamazdım.
***
Mahallede dışlanan insanların bile, "bir gün beni el üstünde taşıyacaksınız" dediğinde, "yok canım daha neler" derdim.
Tabutunu bütün mahalle el üstünde taşırken her sözün bir adresi olduğunu anlamıştım.
İnsanın dirisine gösterilmeyen saygının ölüsüne gösterilmesine hala hayret ederim.
***
Bütün çocukluğum günah keçisini aramakla geçti.
Ağıllarda.
***
Hayatım boyunca yağmurun elinden tutmak için çok uğraştım olmadı.
Ama yağmura hem içeriden hem dışarıdan bakmayı öğrendim.
Gözlerimin kolay dolması bu yüzdendir!
***
Zengin kafiyelerin mal varlıklarını düşünmekle geçti lise yıllarım.
Pi sayısının bir halta yaramadığını da bu sayede öğrendim.
Fotoğraf çekmeyi bile bana öğretemeyen üniversite yıllarımda öğrendim ki; hayat okulu en değerli üniversite!
***
Kendimi hiç ciddiye almadım ya hayata karşı boynumu eğmemeyi de çocukluğumda öğrendim.
O yüzden hayat dik dik bana bakar ben ona bakarım.
***
Politikayı hiç sevmedim.
O yüzden gözümü kırpmadan pire için yorgan yakarım.

​UTANÇ!
Vicdansızlığın bu denli itibar görmesi beni hep şaşırtıyor.
Oysa her insanın bir itiraf anı vardır.
O anın gecikmesinden pişmanlık duyulmadıkça.
Gecikmiş bir itirafın da sadece utancı vardır.

CEVAP VERSİNLER!
Bir araştırmaya göre kadınlar lüks cipleri işlerine yaradığı için, erkekler özgüven eksikliğinden satın alıyormuş.
Benim merak ettiğim; özgüveni eksik olan erkekler o cipi satın alacak parayı nasıl kazanıyorlar?

MUTLULUK TAKVİMİ
Asansörde telefonla konuşma.
Çocuklara kağıttan oyuncak yap.
İstediğini değil gerekeni al.
Yakamozları izle.

Gözlerin bu sevdanın
En kalleş haliydi
Vedasız gideceğin
Her halinden belliydi

Hani ölüm ayırırdı
İkimizi bu sevdadan
Beni inkar edemezsin
Bıraktığım anılardan

Düşündükçe
Çılgına dönüyorum
Sana yabancı bir elin
Dokunuşunu
Hiç bekleme beni
Teslim olmuyorum
Kendime ayırdım
O son kurşunu

Hakkı YALÇIN
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN ;