07 Kasım 2019, Perşembe

Hayat

SEVİĞİMİZ insanları kaybettiğimiz zaman hayata bakışımız anlık da olsa değişiyor.
Diyoruz ki; "nasıl terk edeceğiz bu zamansız yolculuğu?" Eski bir limanda batarken bütün teknelerimiz!
Yitirdiklerimiz ve kazandıklarımızla hayata bıraktıklarımız arasındaki imzamız nasıl olacak?
Taşınmaz malları vicdanlardan daha değerli sayan bir dünyada, sevgiden değerli hiçbir şey olmadığını anlamak için vaktimiz olacak mı acaba?
*****
Hayat bir mücadele elbet ama başkalarını devirerek ayakta kalmak duygusunun hayatta yeri yok.
Bu dünyadan göç ederken mallarını bağışlayabilirsin.
Ama kendini bağışlayamamak var ya! O berbat bir şey.
*****
"Kimin canını acıttım?" diyeceksin. "Kimlere kan verdim?" "Kaç çocuğun elinden tuttum?" "Hangi davaya işçilik ettim?" Çaldığın kapılar açılmadı diye sen de başkalarına kapattın mı kapıları?
Allah sevgisiyle çıktığın yolculukların rehberi oldun mu?
Yoksa hayatın ihtirasına yenik mi düştün paranın sihrine kapılıp.
*****
Bu savaşlar, kahpelikler ve soysuzluklar dünyasında hayatın küçük sihirleri de var.
Ve hep bir şeyler fısıldıyor bizlere.
Bu koca dünyada bizim tuttuğumuz yer nedir ki, içimizde insanlık adına sevgi yoksa eğer.
Çünkü hayat bir yürek ağrısıdır.
Paranın çağrısına kulak kabartmak değil.
*****
Hiçbir tavşanı yakalayamamış tazı olmakla hiç kimsenin günahına girmemiş olmak arasında o kadar uzun bir yol var ki.
Kuruyor her şey, çiçekler gibi.
Zaman durmuyor ve bir çocuğun evden kaçmasıyla eve dönmesi arasındaki kadar çabuk bitiyor her şey.
Ertelenmiş düşlerin pişmanlığıyla!
*****
Elbette hiçbirimiz masum değiliz ama kavanoz dipli dünyanın içinde adımızın yazıldığı kağıt parçacıklarında yazılan söylemler en değerli hazinemizdir.
Yaşarken bedenimizi süsleyen pahalı ve görkemli giysiler değil!
*****
Hiçbir sihirli formül parayla ve güçle insanların değişmesine engel olamamıştır.
Biz buna "onur" diyoruz.
Ruhunu paraya satıp, insanların ekmeğiyle oynayıp kendilerine sükseli hayat üretenleri de verilen adreste bekliyoruz!

POSTACI
Kapımın altından mektuplar atan postacıları çok sevdim. O yüzden eski postacıları merak ederim en çok.
Kendilerine sakladıkları mektuplar kalmış mıdır? Hala açılmayan ve adresine ulaşmayı bekleyen!
Yerine ulaştıramadıkları mektuplarla kaç insanın kaderini değiştirdiklerini düşünüyorlar mıdır acaba?
Her meslek kendi güzelliğini ve hüznünü içinde saklarken, bizler de postacılardan farklı değiliz.

MUTLULUK TAKVİMİ
Eski şarkılarla ruhunu dinlendir.
Israrcı olma.
Giydiğin çorabı yerde bırakma.
Antikacı dükkanını gez.
Dik dur.

Sil baştan demek kolay
Unutmak zor
Bu hayat her zaman
Bildiğini okuyor
İhtimallerde yoksan
Bari aşkı hatırlat
Bu kalbi sevmek için
Taşıyoruz be hayat
Bizim neyimiz noksan
Ömrümüze ömür kat
Biz zaten ölmek için
Yaşıyoruz be hayat
Hakkı YALÇIN

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
TÜM YORUMLAR

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
BİZE ULAŞIN ;