15 Nisan 2019, Pazartesi

Kaptana güven, yola devam

İSTANBUL için sürecin sonuna yaklaştık. YSK'nın önümüzdeki günlerde vereceği kararlarla düğümü çözmesi bekleniyor. İlk kritik karar Büyükçekmece'yle ilgili. Günlerdir ilçede yapılan seçim yolsuzluklarını izledik. YSK Büyükçekmece seçimlerini iptal edebilir.
Yolsuzluğun büyüklüğüne göre de Büyükçekmece'yi iptal ederken büyükşehir belediyesi seçimlerini de iptal edebilir.
YSK Büyükçekmece'de yaşananlardan yola çıkarak İstanbul için seçim iptali kararı vermezse, AK Parti bu sefer İstanbul'un tümü için itiraz edecek. Maltepe'de, Büyükçekmece'de ve diğer ilçelerde yapılan yolsuzlukları, sandık sonuç tutanakları sisteme girilirken yapılan kasıtlı hataları, sandık kurullarının oluşturulmasındaki usulsüzlükleri, AK Parti'nin binlerce oyunun geçersiz sayılmasını alt alta yazacak. Tüm bu somut delillerle bir kez daha YSK'ya başvurup, 'Bu kadar hatanın ve yolsuzluğun olduğu bir seçim kanunsuzdur' diyecek. Gözler bir kez daha YSK'ya dönecek.
Sonuç ne olur şimdiden kestirmek güç. YSK'nın kararı kesin ve tartışmasız.
Herkes karara rıza göstermek zorunda.
Karar ne olursa olsun yolumuza bakacağız, işimize bakacağız. YSK seçimleri iptal etse de etmese de Türkiye'nin önünde yoğun bir gündem var. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun Al-Jazeera'ye yazdığı yazıda Türkiye'nin öncelikli gündemlerini üç maddede özetledi; ekonomi, Suriye krizi ve hava savunma sistemi.
Geçtiğimiz günlerde yaşananlar ekonominin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha teyit etti. Ekonomi sadece vatandaşın refahı, ihtiyaçlarını zorluk çekmeden giderebilmesi, evine helal ve bol kazanç götürmesi için önemli değil. Eğer güçlü ve büyük Türkiye yolunda devam edeceksek, dış müdahalelerden etkilenmeyecek kadar güçlü bir ekonomiyi inşa etmemiz gerekiyor. Bunun da yolu üretmekten geçiyor. Ekonomi ne kadar büyük olursa olsun üretime dayanmayınca dış müdahalelere açık hale geliyor ve devletlerin yumuşak karnı oluyor.
Ancak üretime dayanan ekonomiler tehditlere, baskılara hatta yaptırımlara bile dayanıklı oluyor. Ekonomi bir yumuşak karın değil, sırtımızı yaslayacağımız önemli bir kale olmalı.
Aynı şeyi hava savunma sistemi ve genel olarak tüm savunma sektörü için söyleyebiliriz. Burada da dışa bağımlılığı azaltmak gerekiyor. Dışa bağımlılık azaldıkça Suriye gibi kriz bölgelerinde kendi milli çıkarlarımızı korumak için daha rahat hareket edebiliyoruz. Türkiye'nin yatırımları ortada. Kısa sürede önemli neticeler elde ettik. Şimdi ise Rusya'dan alımı gerçekleştirilen s-400 sistemleriyle hava savunmasındaki gediği kapatmak üzereyiz. En sevindiricisi ise; bir yandan Rusya'dan hava savunma sistemi tedarik ederken, diğer yandan da yerlisini üretmek için çalışmalar sürüyor. Ve tabii Suriye... Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden beri karşı karşıya kaldığımız en büyük tehdit Suriye'den geliyor. Çok şükür Fırat Kalkanı ve Zeytindalı harekatlarıyla tehdidi dağıttık. Ancak daha binlerce PYD-PKK'lı terörist Suriye'de kol gezerken rahata erdik diyemeyiz. Türkiye zor kısmı başardı.
Gerisi de gelecektir inşallah.
Tüm bunlar olurken bir de oturup düşünmek gerekiyor. Seçim sonuçlarını doğru değerlendirmek, hataları not etmek, doğru dersleri çıkarmak, paniğe kapılmamak, seçmenin değişen taleplerini anlamak... Hepsini yaparken fırsatçı, fitnecilere de imkan verilmemeli.
Liste uzun, imtihan çetin. Ama ümitsiz olmayın. Kaptanın iyisi fırtınalı denizde belli olur!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN