15 Mayıs 2020, Cuma

Sakin ol, maskeni tak

R normalleşme lafı aldı başını gidiyor. Herkes yeni normalden bahsediyor. Yeni normalde artık şunu yapamayacağız, bunu yapamayacağız; hayatımız şöyle değişecek; ona elveda, bunu hepten unutun...
Söylenenlerin sağlık tedbirleri tarafı muhakkak doğru. Mesela salgın hayatımızdan tamamen çıkana kadar maske takacağız. Keza bu mikrop hem ülkemizde hem de dünyada tamamen kontrol altına alınana kadar öpüşmek, sarılmak, bitişik nizam yaşamak yok. Ya aşı bulunacak, ya hastalığa doğrudan tesir eden bir ilaç ya da sürü bağışıklığı. Bir şekilde etkili bir karşı yöntem bulunmadıkça maskeye, fiziksel mesafeye, zorunlu olmadıkça evde kalmaya devam.
Sağlık tedbirleri tamam. Gelelim hayatımızın bundan sonra ne kadar değişeceğine. Sonda söyleyeceğimi başta kısa yoldan söyleyeyim; salgın tehlikesi geçtikten sonra çok kısa süre içerisinde salgından önceki yaşantımıza hızla geri döneceğiz. Günlük hayatında kimse maske takmayacak, 5 dakikada bir ellerini dezenfekte etmeyecek, annesini babasını kardeşini arkadaşını sarılıp öpmekten çekinmeyecek.
Sanki hiç salgın yaşamamış, Korona diye bir şey duymamış gibi eskiden ne yapıyorsak aynısını yapmaya devam edeceğiz.
Boşuna nereden biliyorsun, diye itiraz etmeyin. Biliyorum, hem de çok iyi biliyorum. Çünkü bundan önce hep öyle oldu. Maalesef Korona salgını dünyada türümüzün yaşadığı ilk salgın değil. Salgından sonra hemen herkes İspanyol gribinden haberdar oldu. Bundan aşağı yukarı yüzyıl önce kimi tahminlere göre 40 kimi tahminlere göre 150 milyon kişiyi öldüren salgın. Öncesinde veba var, sarı humma var, kara humma var, çiçek var, kızamık var. Milyonlarca insan ölüyor, üstelik tıbbın imkanları da bu kadar gelişmemiş. Salgın oldu, insan öldü diye insanlar sarılmaktan, öpüşmekten, tokalaşmaktan temelli vazgeçselerdi daha fazla insanın öldüğü bu salgınlardan sonra vazgeçerlerdi.
Koronadan kurtulana kadar tedbirimizi alırız ama salgın bitince atalarımız gibi biz de bildiğimizi okumaya devam ederiz. Doğru veya yanlış, şimdiye kadar insanoğlu hep böyle yaptı!
Şimdilik bir geçiş sürecindeyiz. Salgın ne bitti, ne de bitmedi. Ama az kaldı inşallah bitireceğiz. Süreçte iniş çıkışlar olacaktır. İnşallah olmaz ama belki bazı hatalar da yapılacaktır. Ancak eskiye nazaran çok daha tecrübeli olduğumuz bir gerçek. 2-3 ay önce hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediğimiz bir düşmana karşı mücadele ediyorduk.
Şimdi ise zayıf noktalarını bildiğimiz hatta belini kırdığımız bir düşmana öldürücü son hamleyi vurmaya gayret ediyoruz.
Son hamleyi vuracağız ve normalleşeceğiz. Belki birkaç ayı biraz tedirgin geçireceğiz. Ve sonrasında eğer ikinci dalga gelmezse hızla eski yaşantımıza döneceğiz. Önceki salgınlarda hep böyle oldu, bu salgında da böyle olacak. Yeter ki panik yapmayalım, sakin kalalım, tedbiri elden bırakmayalım. Ve hepsinden önemlisi ümidimizi yitirmeyelim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA