18 Ağustos 2009, Salı

Çilingir Holosko

Beşiktaş, dün gece İnönü Stadı'nda seyircisiz oynadığı maça mutlak 3 puan parolasıyla çıktı. Rakiplerinin iki maçını da üst üste kazanmış olması bu mücadelenin önemini bir kat daha artırıyordu. Geçen sezon karşılaştığı 7 maçın 5'in de Antalyaspor'u yenmiş bir Beşiktaş, dün sahasında tanınmaz haldeydi. Ancak Beşiktaş'ı çok yakından tanıyan biri vardı saha kenarındaydı... Antalyaspor Teknik Direktörü Mehmet Özdilek... Beşiktaş'ı iyi analiz etmiş. Beşiktaş'ın golü geciktikçe de zayıf Antalyaspor daha da direnç kazandı.
Nihat Kahveci milli maçtaki gibi dünkü maçta da hala hazır gözükmedi. 80. dakikada yerini Serdar Özkan'a bıraktı. Tabii ki geç kalınmış bir değişiklikti bu. Oyunun seyrini değiştren bir futbolcu olan Serdar Özkan, 60'lı dakikalarda oyuna girmeliydi. Oysa çok geç oyuna sokuldu.
65. dakikada Fink'in yerine oyuna giren Holosko, oyunun seyrini tamamen değiştirdi, Beşiktaş'a hareketlilik getirdi. Sadece hareket getirmedi. Bu takımın kilit oyuncusu olduğunu da bir kez daha gösterdi. 73. dakikada sahneye çıktı ve her zamanki gibi Beşiktaş'a sadece gol değil, çok şeyler kazandırdı.
Bobo'nun ise aklı transferde olsa gerek, sahada hayalet gibi gezindi.
Tello ise ilk yarı yok denecek kadar kötüydü. Ancak ikinci yarıda Holosko'nun da oyuna girmesiyle biraz daha hareketlendi. Bunun meyvelerini de 78. dakikada attığı nefis golle aldı. Beşiktaş'ın üzerinden gerginliği atmasına yetti bu gol. Ancak Şili'li Tello'yu dün biraz egoist gördüm. Ayağında topu çok tuttu. 2 tane net pozisyonda arkadaşlarına topu atmak yerine şut çekmeyi tercih etti ama bu pozisyonlarda başarılı olamadı.
Yeni transfer Erhan Güven de vasatı pek aşamadı. Ancak bu çok normal. Yavaş yavaş yerine alışacaktır.
Bir önceki maçta hiç beğenmediğim Ferrari ise geçen haftaya göre nispeten biraz daha iyiydi. Defansta hatasız oynadı diyebilirim. Bu da sevindirici bir durum.
Rüştü'nün yokluğunda Hakan Arıkan kaleyi devraldı. Duruşu, yan toplarndaki başarısı ve 1-2 kurtarışı ile kalede güven verdi. Onu da kutlamak gerekir.
Sonuçta Beşiktaş, ilk yarı sahada gözükmediği maçta Holosko'nun çilingirliğiyle 3 puana uzandı.
Şunu da söylemeliyim ki taraftarsız maçların hiç tadı yok. Ne kadar üst düzey futbol oynanırsa oynansın tribünler sessiz olunca keyif alınmıyor.
BİZE ULAŞIN